Cumartesi, Nisan 25, 2009

O KELİMEYİ KULLANMAMIŞ(!)

Yine uzun uzun tartıştık.O günü iple çektik.Milletçe kulaklarımız ve gözlerimizle Beyaz Saraydan gelecek o açıklamaya odaklandık,o kelimeyi kullanacak mı kullanmayacak mı?"Türkiye'nin kırmızı çizgilerini aşacak mı aşmayacak mı?"diye.

Evet sevgili okurlar, o gün de geldi ve geçti işte.Bir 24 Nisan'ı yine geride bıraktık.Sayın Başkan o sihirli kelimeyi kendi seçmenlerine söz verdiği halde bizim hatırımıza yine söylemedi(!)Bizlerde deriiin bir nefes aldık."Ohh bee!.."dedik.

Şahsen bu diplomatik lisanı ben pek çözemiyorum.Anlayan varsa biri bana anlatsın.Yani bu kelimeyi kullansa ne olur kullanmasa ne olur?"Soykırım"dememişte "Büyük Felaket" demiş?Onlarmı bizi kandırıyor yoksa bizlermi birbirimiz kandırıyoruz?

İşin şu boyutuna isterseniz hiç girmeyelim.Nedir o boyut?600 yıl boyunca üç kıtada adalet ve hoşgörüyle hüküm sürmüş,fethettiği topraklarda adaletin ve hoşgörünün timsali olmuş,islam medeniyetini cihana yaymış olan o büyük ecdadımın hiç bir faaliyetini;Irak ta,Afganistan da,Filistin de zulmün ve vahşetin içine batmış,medeniyet yoksunu bir takım mihraklar medeniyet ve adalet adına sorgulayamaz,sorgulayamamalı.Nitekim bizim öyle bir zihniyetin,kültürün,medeniyetin,inancın insanları olmadığımızda aşikardır.Yarası olan gocunur...

Salı, Şubat 03, 2009

HAYAT VE İMAN


Hayatın menbaı imandır.İman;hayatın sigortasıdır.İman;hayatda mutlu olmanın,şükrün,sabrın asıl anahtarı,saadetin çeşmesidir.İman hayat ağacının köküdür.İmanın olmadığı yerde hayat ağacı kurumaya mahkumdur.


İmanın hayata benzemesi gibi imansızlık da bir cansızlıktır.Öyleyse imanın kalplerimizde bir bekçi hükmünde olabilmesi için imanı hayatımıza taşımamız gerek.Göz için güneşin ışıkları ne kıymette ise, kalp için de iman nuru o kıymettedir. Zira göz ışık ile her şeyi görür, kalp te iman nuru ile her şeyin sahibini bulur.Aynen öylede bir insan iman etse, ama ibadet toprağına kendini atmazsa, İslamiyet güneşinden beslenmezse, Kuran suyu ile sulanmazsa, imanın güzellikleri kendisinde nasıl görünecektir.


Evet, geliniz daha dünyada iken cennet hayatının esintilerini hissedelim, ebedi hayatın sevinci ile geleceğe bakalım, Bizi yokluk karanlıklarından çıkarıp aziz bir misafir olarak yaratan Rahim bir sahibimiz olduğunu düşünerek ona el açalım ve asıl o zaman HAYATIN NASIL BİR HAYAT OLABİLECEĞİNİ görelim… Bunun için de HAYATIMIZI İMAN İLE HAYATLANDIRALIM…

Çarşamba, Ekim 29, 2008

YASAKLARA HAYIR!!

Blogger;yazmasakta,sık sık uğrayamazsakta hayatımızın bir parçası olmuş.İnanın geçtiğimiz akşam monitörümün karşısına geçip biraz bloglar aleminde dolaşayım,arkadaşları ziyaret edeyim derken karşıma birden o mahkeme kararının yazısı çıkınca gerçekten üzülmüştüm.Bugün tekrar kontrol ettiğimde açılmış olması beni memnun etti.Bu vesileyle,bu anlamsız,saçma ve yasakçı zihniyeti kınıyor,yasak koymanın bir çözüm olmadığını,yasak koyan zihniyetlerinde artık bunun idrakine varmalarını diliyorum.Selam ve sevgilerimle...

Cuma, Ekim 24, 2008

HAYIRLI CUMALAR

Cuma günü “Kehf süresini” okumak sünnettir. *Hadisi şerifte; “Kim Cuma günü Kehf
süresini okursa, ona ayaklarının altından ufka doğru bir nur yükselir. Bu nurla kıyamet gününde,

ışıklanır ve bu kimsenin iki Cuma arasındaki günahları affolunur.”

Çarşamba, Ekim 22, 2008

BENİM HALİM

Yalnızlık korkusu sardı içimi
Ben neyim ve nerdeyim?
Ürkütür oldu beni hayatın biçimi
Acaba ne olacak benim bu halim?


Ne yardan ne serden vazgeçerim.
Zavallı,perişan ve derbederim!
Yordu beni bu dinmeyen kederim.
Acaba ne olacak benim bu halim?

Cuma, Ekim 10, 2008

O ADAM

O adama üzülüyorum.Çok ezilip bükülmüştü.İçerisinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi şimdi daha iyi anlıyorum.O iki taraf arasında ezildi,daha doğrusu kendini ezdirdi.Belki buna gerek kalmayabilirdi.En son hüngür hüngür ağlamıştı koskoca adam.Beni ancak dağlar paklar,dağlarda kendime gelebilirim,vicdanımın sesini dinleyebilirim diyordu.Şimdi dağlardamı bilmiyorum ama vicdanının sesi onu için için bitiriyordur buna eminim...

Salı, Eylül 23, 2008

ŞEHR-İ RAMAZAN


Evveli rahmet,


ortası mağfiret,


sonu cehennem azabından kurtuluş;


onbir ayın sultanı,


kelamullah ayı,


günahlardan arınmaya vesile olan,


içerisinde bin aydan daha hayırlı olan bir geceyi barındıran


ya şehr-i ramazan!!


Seni layıkıyla idrak edememiş olmanın burukluğu ve hüznü var ruhumun derinliklerinde...